logo
Fotoğraf Galerisi

İstasyon – Çorlu

10 years ago Fotoğraf Hikayeleri 0

İstasyon - Çorlu

Tarih : 26 Temmuz 2011

Yer : Çorlu

Sıkıcı, yorucu ve bir okadar stresli bir iş gününün ardından uzun zamandır uğramadığım ailemin yanına muratlıya gitme kararı aldım. Saat 19:30 da servisten indikten sonra tren saatini beklemek için Şifa hastanesi karşısında bulunan Khaldi’s Cafe ye gittim. Uzun zamandır uğrama fırsatım olmamasada son 2 aya kadar haftanın en az 3-4 günü başta Mehmet Topçu ve Barış Ahmet Göçmez olmak üzere çorluda tanıştığım yeni arkadaşlar ile beraber saatlerce fotoğraf sohbetleri yaptığımız bir yerdi Khaldi’s Cafe benim için. Mehmet Topçuyu bilen bilir eski Kuş Fotoğrafı üstadı yeni makro fotoğrafçısı büyük insan 🙂 Amma velakim son zamanlarda ne yazık ki çok fazla uğrayamıyoruz malum iş güç falan filan. . .

Birkaç sıcak çay ve kafe sakinleri ile yapılan hoş sohbetin ardından 8:25 gibi kafeden çıkıyorum ve dolmuşa biniyorum.

HY: “Abi istasyona kadar nekadar acaba ?”  diyerek zar zor bozuklukları çıkartıyorum eter cebimden.

ŞF: “Bu yeter.” diyerek olaya son noktayı koyuyor şöför amca.

saat 8:40 ta istasyona varıyorum. Gişeden biletimi almak üzere içeriye giriyorum.

HY: “Muratlı ya bir öğrenci. “

GM: “Farketmez muratlı” diye cevap veriyor gişe memuru.

Oysa ki çocukluğumdan beri trene binerim ve o zamanlar muratlı – çorlu arası dahi olsa mutlaka indirim olurdu. Sonuçta öğrenci ve yaşlılar her zaman avantajlı olmuştur, bu onların hakkıdır. . . Bilet olayları ise değişmiş eskiden verilen o kalın karton kağıda basılı yeşil biletler yerine incecik koca koca kağıtlar bilgisayar çıktısı olarak veriliyor. O eski görevlilerin bileti yıldız, kare yada yuvarlak delme aparatlarıda yok artık. Sadece eline alıyor ve bileti yırtıyor. Acaba farklı bir yırtma tekniği filan mı var 🙂 ben yırtamam sanırım okadar güzel 🙂 🙂

Neyse biletimi alıp çıkıyorum  dışarıya tren 9:52 oturup beklemeye başlıyorum amma canım iyice sıkılıyor :S Fotoğraf makinesi çantada yerde dururken tren beklemek pekte çekici olmuyor. Hava kararmış olduğundan fotoğraf çekmeye de pek niyetlenemiyorum. Ancak aradan 10 dk geçince artık dayanamayıp makineyi çıkartıyorum çantadan. Üzerinde 50 mm f1.8 lens var. Tabi 50 mm nin geniş çekimlerde pek başarılı sonuç vermeyeceğini bildiğimden en geniş açım olan 24-85 i 5D nin üzerine yerleştiriyorum. tabi gar büyük kısa mesafeden de almak mümkün olmadığından yapacak birşey yok uzanıyorum yolcu rampasının üzerine. açıyı tutturduk sayılır küçük bir kısım hariç tabi.

Ancak bu defada ışık çok az olduğundan enstantene değeri 4″-5″ civarında elbetti bu değerlerde çekim yapmak imkansız. keskinlikten ve alan derinliğinden ödün verip diyafram değerini 5.6 ya kadar düşüyorum. ama gene yetmiyor. 1″ civarında. Artık 5D nin ISO performansına güvenip gren oluşma riskini göze alıp ISO değerini de 800 e alıyorum ve sanırım oldu 1/5.6 sn civarında perde hızı. yere iyice uzanıp birkaç kare aldıktan sonra daha yakın çekim yapma kararı alıyorum ve titreme riskini göze alıp 40 mm ye zoom yapıp sonrasında yukarıdaki kareyi elde ediyorum.

Benim için oldukça iyi bir sonuç. hareket ve dinamik bir fotoğraf. Elbetteki fotoğrafa anlam katan mekan ilişkisi de yerinde olunca tadından yenmez. 🙂

Hüseyin YILDIZ

2011.07.27   17:30

Leave a Reply

You must be logged in to post a comment.